30 Mart 2015 Pazartesi

Hafta Sonu: Ne Okuyorum? Ne İzliyorum?

Geçenlerde Yetenek'i okuduğumu söylemiştim sizlere; onu henüz bitiremedim ama The 100'a dayanamadım ve başlamak istedim geçen gün. 2 günde 100 küsur sayfa okuyunca "Bu kitabı elimden bırakamıyorum!" demek kolay oldu =)) Gerçekten duyduğum kadar iyi bir hikayeymiş. Yetenek'in arasına aldığım için de bu kitabı pişman olmadım çünkü zaten çok rahat okunan, akıp giden bir hikaye kısa sürede, belki bu hafta sonu bitiririm diye düşünüyorum ;)

Kitapla ilgili yorumumu bitirince yazmayı planlıyorum ama bu altını çizdiğim iki yeri paylaşmadan edemedim; gerçekten çok güzel bir kurgu. Özgürlük, yaşam mücadelesi ve bir çok tema çok güzel işlenmiş bu distopyada.

Bu hafta sonu izlemeyi düşündüğüm iki dizi var ve biri Once Upon a Time. 4. Sezon bitmek üzere ve oldukça ilginç şeyler oluyor; iyi ve kötü arasındaki mücadeleye devam. Yalnız artık bir sona yaklaşıyoruz hissi var bende. Sanırım bu sezon ilk sezonlar kadar güzel olmadığı için. Hikayenin kendini tekrar etmesinden de korkuyorum doğrusu.

Ve diğer dizi de zaman zaman beni kızdırsa da izlemeyi bırakamadığım Pretty Little Liars =) Kaç sezon oldu bir türlü akıllanamadı bu kızlar; son sezonda da yine herşey yolunda gibi gözüktüğü anda herşey bir kez daha rayından çıktı =D Kızıyorum ama seviyorum bu diziyi; zaten kızları ve giyim tarzlarını da seviyorum, tam kafa dağıtmalık bir dizi ;))

Siz bu hafta sonu neler okuyup, izleyeceksiniz? Mutlu bir hafta sonu dilerim ;)

Sevgiler,

28 Mart 2015 Cumartesi

Ayasofya Konuştu / Füsun Çetinel (Günışığı Kitaplığı)

Günışığı Kitaplığı'ndan yeni kitap:Ayasofya Konuştu Füsun ÇetinelEditör: Müren BeykanResimleyen: Sadi GüranAyasofya Müzesi'nde bir tuhaf yolculuk!Öyküleriyle ve yazarlık atölyeleriyle tanınan Füsun Çetinel, yazdığı ilk çocuk romanında, duygu ve gizem dolu bir serüvenin kapısını aralıyor. Kültür tarihimizin en önemli anıtlarından Ayasofya Müzesi'nin sırlarla dolu olduğunu keşfeden bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Ayasofya Müzesi gibi tarihin değişik dönemlerinde farklı kültürler tarafından ayakta tutulmuş bir yapıda geçen macera, çocuklara, yaşadıkları kentteki diğer kültürel değerleri de merak etme ve araştırma olanaklarını hatırlatıyor. Kurgusal ve edebi değeriyle öne çıkan kitap, Ayasofya Müzesi'ni başkahraman Veli'yle birlikte bir roman kahramanına dönüştürüyor. Anadolu topraklarında, farklı kültür dönemlerinde inşa edilen ve günümüze gelmeyi başaran büyük yapıların iç mekanlarının insanda yarattığı gizem duygusuyla, çocukluğun sınırsız hayal gücünü birleştiren roman, sürükleyici bir macera atmosferi yaratıyor. Ailece, sınıfta, bir odada tek başına ya da Ayasofya Müzesi'nin asırlık kubbesi altında keyifle ve merakla okunabilecek bir roman.Yoksul bir aile ortamında büyümekte olan Veli, Ayasofya Müzesi'nin ayrılmaz bir parçası gibidir. Ne arkeologlar, ne turistler, ne de bekçiler onsuz bir Ayasaofya düşünebilir. Hele, yapıda onarım çalışmalarına katılan Alman arkeolog Martha, küçük Veli'nin sıkı dostu olmuştur. Okulunda verilen ödevi başarıyla yapan bir öğrencinin Almanya'ya gezi kazanacağını duyan Veli, büyük hayallere duyar. Ayasofya'yla ilgili bir ödev düşünen Veli'yi nasıl bir macera beklemektedir?...Füsun Çetinel, İstanbul'da doğdu. Avusturya Lisesi'nde eğitiminin ardından, Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü'nü bitirdi. Öğretmenliğin yanı sıra İngiltere'de dil okullarında görev yaptı. Yeşim Cimcoz Yazı Evi'nde eğitmen, danışman ve hayalet yazar olarak çalışmakta olan Çetinel, Burgazada Sait Faik Müzesi'nde, Sait Faik İlköğretim Okulu öğrencilerine hikaye atölyesi düzenliyor; yurt dışında da çeşitli çalışma kamplarında gençlerle sosyal sorumluluk projelerinde çalışıyor. Öykü ve yazıları çeşitli edebiyat dergilerinde ve internet sitelerinde yer alan yazarın ilk çocuk romanı, Ayasofya Konuştu (2015).

27 Mart 2015 Cuma

CAFEDERYA

Annem ve kardeşim harika bir işe giriştiler.Sipariş alıp evde pastalar, börekler, mezeler, cupcakeler ve daha neler neler yapıyorlar.Ben bizzat tattığım ve bayıldığım için herkese tavsiye ediyorum.Sipariş için:Derya: 0533 966 87 17  (http://cafederya.blogspot.com.tr)Şükran: 0532 345 06 92  (www.lezzettabagi.net)Yaptıkları şeyleri merak ediyorsanız buyrun fotoğraflara...

Kısır

Kayseri ketesi

Poğaça

Fellah köftesi

Peynirli muffin

Yaprak sarma 

Elmalı kurabiye

Cupcake

Butik kurabiye

Börek

Zeytinyağlı barbunya

Zahter salatası

Meze çeşitleri

Kurabiye çeşitleri

Trileçe

Kayseri mantısı

Kek çeşitleri

Yeni Kitaplar: Kaos Yürüyüşü Serisi - Patrick Ness

“Ne kadar muhteşem olduğunu anlamak için sadece ilk cümleyi okumanız yeterli…”GuardianKaos Yürüyüşü serisi uzun süre önce çok sevdiğim bir booktuber olan The Readables sayesinde keşfettiğim bir seri. The Readables o kadar ballandıra ballandıra anlatıyordu ki ben de onun defalarca bahsetmesi üzerine Goodreads'te okunacaklar listeme eklemiştim. Tabii ülkemizde yayımlandığını öğrenmem biraz geç oldu ama şimdi elimde bütün seri var ve çok mutluyum.Genç-yetişkin türünde çok başarılı eserler yayımlayan bir Tudem yayın grubu markası olan DeliDolu'dan çıkmış Patrick Ness'in bu serisi. Yayınevinin sitesinde yer alan tanıtım yazısından alıntı yapmak istiyorum ki biraz daha fikir verebileyim =)"Aklınızdan geçen tüm düşünceler başkaları tarafından duyulsa neler hissederdiniz? Hiçbir sırrın saklanamadığı bir yer gerçekten var mı? Todd’un yaşadığı kasaba işte tam da böyle bir yer. Nüfusu sadece erkeklerden oluşan bir kasabayı etkisi altına alan “ses” virüsü yüzünden kimsenin huzuru kalmadı. Zihinlere sinsice sızan düşünceler yaklaşmakta olan büyük bir savaşın habercisi sayılabilir mi? Kasabada kalan son çocuk olan Todd için tek kurtuluş yolu kaçmak görünüyor. Peki ama nereye?..ABD doğumlu, İngiliz gazeteci, yazar Patrick Ness tarafından kaleme alınan Kaos Yürüyüşü serisi, umutla umutsuzluğun, iyiyle kötünün, savaşla barışın iç içe geçtiği, egemen olma hırsının yol açtığı savaşların ve bombaların gölgesinde masum bir aşkın yeşerdiği nefes nefese okunacak güçlü bir distopya…Oscar ödüllü senarist Charlie Kaufman’ın kaleme aldığı senaryoyla yakın bir gelecekte sinemaya da uyarlanacak olan Kaos Yürüyüşü üçlemesi, Carnegie Madalyası’nın yanı sıra; Guardian Edebiyat Ödülü, Costa Ödülü, Booktrust Gençlik Ödülü gibi birçok farklı ödülün sahibi. Genç yaşına rağmen edebiyat dünyasında kırılması güç rekorlar elde eden Patrick Ness, Carnegie Madalyası tarihi boyunca iki kez ödüllendirilen yedi yazardan ve iki yıl üst üste ödül kazanan iki yazardan biri olmaya hak kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştır." (DeliDolu - Umut Bıçağı - Kaos Yürüyüşü 1)Gördüğünüz üzere yazarın başarısı ve serinin konusu epey övülüyor. Ben yazarın bu serisinden önce Canavarın Çağrısı kitabını okumuştum; o da çok şahane illüstrasyonlara sahip, dikkat çekici bir kurguydu. O kitabı da yine Tudem'den çıkmıştı, konusu için buraya tıklayabilirsiniz. Canavarın Çağrısı'ndaki yazarın başarılı kurgusu çok hoşuma gitmişti şimdi bu seriyi de keyifle okuyacağımı düşünüyorum.Siz bu seriyi okumuş muydunuz? Yorumlarınızı ipucu (Spoiler!) vermeden yaparsanız çok mutlu olurum ^o^Sevgiler.

18 Mart 2015 Çarşamba

Olur Böyle B*ktan Şeyler / Rick Springfield (Parodi Yayınları)

Olur Böyle B*ktan Şeyler / Rick SpringfieldParodi Yayınları"Hey Tanrım! Bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?"Hayatınızın en berbat günlerini yaşıyorsunuz. Tam olarak dibe vurmuş durumdasınız. Sonra aniden karşınıza bir telefon numarası çıkıyor. Arıyorsunuz. Telefonun diğer ucunda hiç tanımadığınız bir ses: Tanrı'nın sesi. Muhtemelen bunun bir şaka olduğunu düşünüyorsunuz. Ya da belki de delirdiğinizi. Fakat bu ne bir şaka ne de siz keçileri kaçırdınız. Sahi, siz o numarayı yeniden aramaya cesaret edebilir miydiniz?"Konuşmamız gerek Tanrım. Aslında bunu çok daha önce yapmamız gerekirdi ama beni ciddiye almadığının farkındayım. Oradan nasıl göründüğü hakkında en ufak bir fikrim yok ama bilmeni isterim ki buradan bakıldığında işler pek de yolunda gitmiyor. Yani dünyayı diyorum. Farkında mısın bilmiyorum ama boka batmış durumdayız. Hey, sana söylüyorum, beni duyuyor musun? Ah hadi ama..Kontör tam da bitecek zamanı buldu. Hey Tanrım, bir dahaki sefere ben çaldırsam sen beni arar mısın?""İnanılmaz yaratıcı...Springfield adeta şöyle diyor:Emniyet kemerlerinizi bağlayın ve uçuşa hazır olun."Kirkus Reviews"Büyüleyici, etkili, komik; bu kitap, en ilginç hikayelerin hiç ama hiç beklenmedik yerlerden gelebileceğinin bir kanıtı."Booklist

Yeni Kitaplar: The 100 ve The 100 21. Gün

Beni Instagram'dan takip edenler şu sıralar Tüyap Bursa Kitap Fuarı olduğunu ve benim oraya daha ilk günden gittiğimi görmüşlerdir =) Burada fuarla ilgili düşüncelerimi ve neler aldığımı paylaşacağım pek tabii ama fuara bir kez daha gidebilmeyi o kadar çok istiyorum ki; bu paylaşımı haftaya yapmayı planlıyorum ;) Tabii bu süre içersinde blogda diğer yeni kitaplarımı paylaşmaktan kendimi alıkoyamadım =)

Her zaman dediğim gibi young adult/YA veya genç yetişkin dediğimiz türde kitaplar okumayı çok seviyorum. Ülkemizde de yayınevleri bu türde kitapları bol bol yayımlıyorlar ve bazı yayınevleri de özellikle bu türe eğiliyor; işte bunlardan bir tanesi de GO Kitap. Benim kendileriyle tanışmam biraz geç oldu ama klasik ama çok doğru olan bir deyimle geç olsun güç olmasın =) Cidden bu yayınevini keşfetmek beni çok mutlu etti. Ancak bundan sonra büyük bir ilgiyle kendilerini takip edeceğim kesin ;)

The 100 serinin ilk kitabı ve The 100 21. Gün de çok yeni çıkmış olan 2. kitap. The 100'ı daha önce duymuştum ama sanırım daha iyi tanımam aynı isimdeki dizinin çıkışıyla oldu. Ben diziyi izlemedim, belki okuduktan sonra ama şu an kitaplar için fazlasıyla heyecanlanıyorum =D Neden heyecanlanıyorsun derseniz ve kitaplar hakkında bir fikriniz yoksa altta yer alan ilk kitabın tanıtım yazısını okuyabilirsiniz ;)THE 100 - Kass Morgan (GO Kitap)Onlar Yalancı, Onlar Hırsız, Onlar Asi, Onlar Kahraman Onlar İnsanlığın Kaderini Belirleyecek 100 Genç...Yaşanan nükleer felaket dünyanın sonunu getirmiş, bu büyük felaketten sağ kurtulan insanlar 300 yıl boyunca Dünya'nın yörüngesindeki bir uzay gemisinde varlıklarını sürdürmüştür. Tükenmeye yüz tutan kaynaklarla koloniyi ayakta tutmaya çalışan yöneticiler, nüfusu kontrol altında tutmak için en sert tedbirleri almakta, hafif suçlar için bile idam cezası uygulanmaktadır. Öyle ki çocuk suçlular on sekiz yaşına geldiklerinde idam edilmektedir. Ama ölümlerini bekleyen bu gençlerin artık çok önemli bir görevi vardır. Gözden çıkarılmış genç suçlulardan oluşan 100 kişilik bir ekip, geçen zaman içinde yerleşime hazır hale gelip gelmediğini test etmek için Dünya'ya gönderilecektir. Koloninin geleceği, onların elindedir.100 ekibi farklılıklarını, geçmiş hesaplaşmalarını bir kenara bırakıp birleşmeli ve bilinmezlerle dolu Dünya'da hayatta kalmaya çalışmalıdır. Ama ihanetler, sırlar, henüz bitmemiş ve yeni başlayan aşklar gün yüzüne çıktıkça bir arada kalmaları gittikçe zorlaşacaktır.(Tanıtım Bülteninden)İkinci kitabın tanıtım yazısı için tıklayın!Distopya benim çok sevdiğim bir tür, iyi işlendiğinde harika hikayeler çıkıyor ortaya ve böylelikle su gibi akıp gidiyor hikaye okurken =) İçinizde mutlaka benden önce okumuş olanlar vardır; ben şimdi her iki kitaba da sahip olmuşken okumak için sabırsızlanıyorum bu seriyi =)Eğer okuduysanız görüşlerinizi ipucu vermeden (spoiler) paylaşırsanız çok mutlu olurum ;)Sevgiler,

17 Mart 2015 Salı

Mavi Çember / Azize Kaya

Dün akşam evde oturmuş, kitaplığımın karşısında kitaplarımı inceliyordum. Gözüme bir kitap takıldı. Uzun zaman önce okuyacağıma ve blogumda tanıtacağıma söz verdiğim ama unuttuğum...Nasıl utandım kitabı görünce!Filiz Hanım idi yanlış hatırlamıyorsam kitabı bana gönderen hanımefendinin adı. Okumamı rica etmişti, tabii okuduktan sonra da blogumda bahsetmemi. Seve seve demiştim ama işte elimde o kadar çok okunacak kitap olunca kitaplıkta unutmuştum kitabı.Mavi Çember, Avrasya Yazarlar Birliği Edebiyat Akademisi'nde yazarlık eğitimi alan Azize Kaya tarafından kaleme alınmış kısa öykülerden oluşuyor.Ben öykü okumayı hiç sevmem diyebilirim. Bu belki kötü bir huy ama öyküler bana biraz yavan geliyor kısa olduğundan (lütfen kimse üzerine alınmasın). İstediğim tadı alamıyorum, o sebeple de pek öykü okumuyorum.Mavi Çember'e, içinde öyküler olduğunu bilmeden (fark etmeden) başladım. Kader isimli ilk öyküyü okuyunca yazarın dili öyle hoşuma gitti ki, hiç farkında olmadan kitabı bitiriverdim. Zaten ince bir kitap, 84 sayfa.Kitapta 17 öykü var. Kısa kısa ama içleri dolu dolu. Ben Azize Kaya'nın öykülerini okurken, sanki yeni bir yazarı değil de yıllardır Türk edebiyatına eserler sunmuş bir yazarı okuyor gibi hissettim kendimi. Anlatımı, betimlemeleri, sadeliğini ben çok sevdim. Kendisini bu çalışmasından ötürü tebrik ediyorum. Umarım yazmaya hep devam eder.Kitabın arka kapak yazısı şöyle:"Herkesin yazmak için bir nedeni vardır. Kiminin söyleyecek sözü kiminin tutacak nefesi kalmamıştır. Kimi ölmemek için yazar kimi öldükten sonra da yaşamak için. Kimi biriktirdiklerini kimi bitirdiklerini yazar. Kimi harflerle konuşur, kimi konuştuklarını susturur yazarken. Bense hayata olan hıncımı yazarım. Önce yaşar sonra kağıda resmederim yaşadığımı...Bu yüzden...Minnettarım canımdan koparılan her cana.Minnettarım çaldığımda açılmayan kapılara, zan uğruna kalemimi kıranlara.Borçluyum aldatanlara, ayrılanlara ve de unutanlara.Doğmayan aya.Acıya ve aşka.Borçluyum kalemime nam salanlara.Siz olmasaydınız... Belki de hiç yazmayacaktım!"

12 Mart 2015 Perşembe

Şubat Ayında Okuduklarım

Aslında neredeyse Mart ayının ortasına geldik ama ben anca Şubat'ta okunan kitapları yazabiliyorum =/. Maalesef blogu çok boşladım son zamanlarda, yorumlara bile daha yeni cevap yazdım ve elimdeki kitabı bile çok sevmeme rağmen zor vakit bulup okuyabiliyorum =( Çok çalışmaktan, koşuşturmaktan enerjim düşmüş durumda; evde koltuğa oturup Instagram'a bakıyorum, başka birşeye enerjim kalmıyor =/ İnanın bu yazıyı bile kendimi zorlayarak yazıyorum =/ Bahar havası gelse, günler uzasa belki biraz daha toparlarız, öyle değil mi? =)Gelelim Şubat'ta okunanlara; bu ayda yalnızca çizgi roman ve manga bitirebilmişim. Hali hazırda okuduğum romanlar da vardı ama maalesef bitiremedim.

Doctor Who: The Tenth Doctor #2 ve Doctor Who: The Tenth Doctor #3

10. Doctor favorim olduğundan yalnızca onun çizgi romanlarını okuyorum; çizimler çok iyi ama hikaye o kadar başarılı değil ne yazık ki. Zaten çok sarmadığından hemen bütün sayıları okuyayım bitsin diye düşünmedim ve yalnızca 2. ve 3. sayıyı bitirdim Şubat ayında.

Vampire Knight

Gördüğünüz üzere Vampire Knight'a başladım ve ilk 4 volumü bitirdim. Türkçesi'ni de bulabilirsiniz bu manganın, ben çizgi romanları ya da mangaları dijital olarak İngilizce okuyorum. Bu manga aslında güzel, sevdim de ama son okuduğum Volume 4 açıkçası o kadar hoşuma gitmedi ve biraz ara vermeye karar verdim.

Sonuç olarak okuduğum kitap sayısı: 6

Çizgi roman: 2Manga:4

Şubat ayında siz neler okudunuz, istediğiniz gibi bir ay oldu mu? Yorumlarınızı bekliyorum! ^o^

Sevgiler.

11 Mart 2015 Çarşamba

Dağ Sustu Dağ Konuştu / Hacer Kılcıoğlu (Günışığı Kitaplığı)

Dağ Sustu Dağ KonuştuHacer KılcıoğluEditör: Müren Beykanİzmirli yazar Hacer Kılcıoğlu, doğaseverlerin ilgiyle okuyacağı yeni gençlik romanıyla okurlarla buluşuyor.Dağcı gençlerin keşiflerle dolu yolculuğu!Roman ve öyküleriyle sevilen İzmirli yazar Hacer Kılcıoğlu, aynı mahallede büyümüş üç ünlü sanatçının çocukluk ve gençliğini anlattığı, tasarım ödüllü anı-öykü kitabı İzmir'de Üç Çocuktuk'un ardından, yine gençler için duygu dolu bir umut ve arayış romanı yazdı. Türkiye'nin yüksek bir dağına tırmanmak için yola çıkan dağcı gençlerin, zorlu tırmanışta kendi içlerindeki engelleri de aşma çabasını anlatan roman, yetişkinlik yolundaki bireylerin karmaşa dolu iç dünyasını satırlara yansıtıyor. Zirve yolunda bir yandan doğanın mucizelerine ve katıksız güzelliğine tanık olurken, bir yandan da onun vahşi gücü karşısında kendini sınayan gençler, birlikte hareket ederken doğa kadar zengin olan insan yaşamının derinliklerine inme fırsatını da buluyorlar. Yazarın özgün üslubuyla farklılaşan roman, aile ilişkilerinden dağcılığa, meditasyondan iç keşiflere dek birçok konuya gencin gözünden bakıyor. Doğaseverlerin ve hem kendisiyle hem çevresiyle armoni yakalamaya çalışanların severek okuyacağı bir ilkgençlik romanı.Yedi dağcı gencin önünde, Kaçkar Dağı göğe yükselmektedir. Doğanın kucağında bir hafta, yüreklerde umutlar, hayaller, kırıklıklar ve öfke...İçlerinden birinin, çakır gözlü Leyla'nın öfkesi çok tazedir. Fena halde huzurunu kaçıran bir keşfin ardından kendini dağlara vurmaya karar vermiştir. Ama geçmiş ve gelecek, yol boyunca gençlerin yakasını bırakmayacaktır. Zirve kendini hissettirdikçe, tehlikeler de aşklar da göz alıcı kar beyazlığıyla önlerinde serilecektir...

7 Mart 2015 Cumartesi

Vahşi Sürü / Daniel Höra (ON8 Kitap)

ON8 Kitap'tan yeni kitap!Vahşi Sürü / Daniel Höra "İyi görünen"in altında yatanları pek azı görebildi!..Koşuyordum. Birkaç kez tökezledim, sonunda nefes nefese durup bir ağaca yaslandım ve yavaş yavaş ağacın dibine kaydım. Sadece birazcık dinlen, diye düşündüm. Sadece beş dakika.            Başımı dizlerimin arasına gömdüm. Nasıl izin verdim beni kandırmalarına?Aptal da değildim ki. Çok kısa bir süre önce onların yanında yer aldığıma ve onların cinnetini paylaştığıma inanamıyordum.Almanya'nın doğusunda bir köyde, insanlar birbirinden kopuk, gelecekten beklentisiz, kül rengi bir rutin içinde sürdürüyorlardı hayatlarını. Siyasetten uzak, verimsiz yakınmalar içinde, tutunacak anlamlı şeylerin eksikliği içinde yaşıyorlardı. Altı yabancının gelişiyle, unutulmuş değerler ve ilişkiler yeniden canlanırken, herkesin yüzüne renk gelirken, sinsi bir şekilde köye sızan tehdidin kimse kimse farkına varamadı. Bir sanatçı hariç... Yoksa her şey için geç mi kalınmıştır?...Yine ON8'den yayımlanan Buraya Kadarmış'tan tanıdığımız Daniel Höra, bu romanında da gerilimi son ana dek tırmandırıyor. Nefretin, faşizmin ve ırkçılığın her zaman ayırt edilebilir bir çıplaklıkla değil, bazen son derece demokratik ve insancıl görünen söylemlerle, yaşamlara nasıl sızdığını hatırlatıyor okuruna. Propaganda, kışkırtma ve kaba kuvvet karşısında edilgen ve iknaya açık kalışımızın hem tarihte hem de günümüzde gebe olduğu acılara gönderme yaparken, 'demokratik toplum' kılığı altında bu acıların tekrar tekrar, her an ve her yerde yaşanabilir oluşunun altını çiziyor.1965'de Almanya, Hannover'de doğan ancak kent merkezinden uzakta yetişen Höra, farklı farklı işlerde çalıştı. Okuldan sonra mobilya taşımacılığı, Yaşlı bakıcılığı, montaj işleri ve taksi şoförlüğü yaptı. Yarım bıraktığı lise eğitimini çok sonra tamamladı. Bir dönem TV editörlüğü de yapan Höra, 2001'de yayımlanan ilk romanı Mora!'nın ardından, Doğu Almanya'da cinayet işlediğinden kuşkulanılan bir genci anlatan, aynı zamanda ON8 'in Türkçe'ye kazandırdığı ilk Höra romanı olan Buraya Kadarmış (Gedisst, 2009) ile tanındı. Ertesi yıl Hansörg-Martin Ödülü'ne aday gösterildi. 2010'da yayımlanan üçüncü kitabı Das Ende der Welt (Dünyanın Sonu), bir felaketin sonrasını anlatan bir distopya. Berlin'de yaşayan yazarın son romanı Vahşi Sürü (Braune Erde, 2012), yayımlandığı yıl Almanya'da kitapçıların En İyi 100 Gençlik Kitabı listesinde yer aldı. 

6 Mart 2015 Cuma

Hayal Kurma Dersleri / Pelin Güneş

Hayal Kurma Dersleri / Pelin GüneşÇocuk kitaplarını çok sevdiğim doğrudur. Öyle güzel bir dünya var ki içlerinde, okuyunca tüm dertlerinizi unutuyorsunuz. Mutlu ediyor sizi çocuk kitapları, yüzünüzde hep bir gülümseme eşlik ediyor size.Can için sık sık alıyorum kitap ama arada kendim için de alıyorum tabii. İşte bu kitap da kendim için aldıklarımdan biri.Tudem Yayınları'ndan çıkan ve 2008 Tudem Edebiyat İkincilik Ödülü alan Hayal Kurma Dersleri kısa öykülerden oluşuyor. Doyumsuz Çocuklar, Hayal Kurma Dersleri, Kolesterol, Özgür Kız, Ajans Saati vb. gibi birçok hikaye var ve hepsi de birbirinden eğlenceli.Kitabın arka kapak yazısı şöyle:"Hayal kurmayı unutan çocuklar, ödev olarak hayal kurmaları istenince çok şaşırdılar. Acaba nasıl bir gelecek kurdular hayallerinde?Çocuklar, çocuklarımız... Düşünen, sorgulayan, eğlenen, şaşıran, şaşırtan, hayatı öğrenirken bize de öğreten çocuklar...Haydi! Onların dünyalarında eğlenceli bir yolculuğa çıkalım.Anneler, babalar, öğretmenler, dedeler, büyükanneler, sizler de bir bilet alın lütfen."Çocukların dünyalarında neşeli bir yolculuğa çıkmak isterseniz, bu kitabı okuyun ya da çocuklarınıza hediye edin.

Yeni Kitaplar

Instagram'da epey oldu paylaştım ama bloga yazmak bir türlü mümkün olmadı; Kitapyurdu geçen ay hem bazı kitaplarda indirim yapmıştı hem de kargo 20TL'den sonra bedavaydı ve benim de içimde kitap alma isteği olduğundan hemen bu fırsatı değerlendireyim dedim =) 

Ben online alışverişi pek mecbur kalmadıkça, ya da birşeyi çok fazla istemedikçe yapmıyorum; o nedenle çok fazla kitap alışverişi yapmam hatta kitapçıya gitmeyi çok daha fazla seviyorum ;) O nedenle herkes farklı websiteleriyle edindiği tecrübelerden ötürü farklı yorumlar yaptı Kitapyurdu'yla ilgili ama bence böyle durumlarda kendi tecrübelerimizi edinmek en iyisi. Benim tecrübem ise şöyle oldu; öncelikle kitaplar sitede hemen teslim olarak gözüküyordu, ben alışverişi Cumartesi akşamı ya da pazar günü yapmıştım yanlış hatırlamıyorsam o nedenle tam tahmin ettiğim gibi Pazartesi kargoya verildi ve Salı günü elime geçti =) Yani mutlu olduğum güzel bir alışveriş oldu ;) Paketten kitapayracı ya da broşür gibi birşeyler çıkabilirdi, tek eksiklik olarak görebileceğim yanı budur ;)

Gelelim kitaplara; o kadar isteyerek ve o kadar büyük bir hevesle aldım ki anlatamam =) Siyah Buz'un yazarını tanıyorum ama diğer yazarın başka bir kitabını okumamıştım onunla ilk buluşmamız oldu. Kitaplarla ilgili yapılan yorumları okumadım, çünkü spoiler içerikli yani ne olup bittiğini anlatan yorumları okuyunca okuma hevesim kalmıyor ve bu durumdan çok rahatsız oluyorum. Kendim okuyup görmeyi istiyorum; yalnız sevdiğim bloggerların yazılarını tabii ki okuyacağım ama kitapları bitirdikten sonra ;))

İlk olarak Yetenek'e başladım; aslında bu diğer kitaptan daha tercih ettiğim bir tür olan fantastik türde bir kitap ve şimdilik 70 sayfa okuyabildim. Young adult ya da genç yetişkin dediğimiz türde kitap okumayı çok seviyorum; bir süredir farklı kitaplar okuduğum için kaçırdığım bir sürü kitap var şimdilerde kitap fuarı yaklaştığı için listeler yapıyorum bir de tabii yeni çıkan çıkacak olan bu türde çok şahane kitaplar var, o kadar heyecanlıyım ki! =DBu türde okumanın en güzel yanı da kitapların çok akıcı olması, hikayeyi de sevdiyseniz kitap akıp gidiyor ve büyük bir haz alıyorsunuz okumaktan =) Yetenek de öyle bir kitap oldu benim için; gayet akıcı ve keyifli, konusunu da çok sevdim =) Yalnız her zamanki gibi iş yaşantım o kadar yoğun ki, şu sıralar özellikle çok yorulduğumdan bazı günler kitabı elime bile alamıyorum =( Bu duruma çok üzülüyorum; çünkü aklım kitapta kalıyor ve hikayenin devamını öğrenebilmek için sabırsızlanıyorum =) Bir okuma programı yapmaya kesinlikle çok ihtiyacım var ;)Şu gördüğünüz keyif fotoğrafları ne yazık ki hafta içi öyle uzun uzun yapılamıyor, iş çok =) Ama zaman yaratmak da mühim tabii; mesela şimdi burada nokta koyup ben bir yarım saat kitabımı okuyayım ;)Siz neler okuyorsunuz?Sevgiler,

4 Mart 2015 Çarşamba

Esen Kitap'tan yeniler

Esen Kitap'ın Şubat ayında çıkan kitaplarını gördünüz mü? Harika kitaplar var, kaçırmayın derim!Bir Bilet Al / Gizem Altın Nance"'Interrail hayatımı değiştirdi. Bu kadar basit.'Interrail, sadece bir tren bileti değildir. Avrupa trenlerinde sınırsız ulaşım sağlayan Interrail, aynı zamanda maceraya, özgürlüğe, dünya vatandaşlığına, kendini keşfetmeye alınan bir bilettir' diyen Gizem Altın, bir bilet alıp 25 yaşında tek başına bir interrail seyahatine çıkıyor.Hayatında ilk defa yurt dışına çıkan genç bir kadının yolculuk anılarına eşlik ederken Yunanistan'dan bindiğiniz bir feribotla kendinizi İtalya'da bulacak, Fransız Rivierası'nda dolaşacak, İspanya'nın kuzeyindeki San Sebastian'ın uçsuz bucaksız plajlarını içinize çekeceksiniz. Boyunuz kadar sırt çantasıyla sokaklarda yürümekten sırtınız tutulacak, yeni tanıştığınız arkadaşlarınızla bilmediğiniz bir dilde avaz avaz şarkılar söyleyeceksiniz. Siz kitabı okurken pencerenizden İtalya'nın tadına doyulmaz günbatımları geçecek, yolda olma isteği sizi içine çekecek ve belki de bir bilet alıp gitme isteğine karşı koyamayacaksınız.Gizem Altın'ın hem seyahat anılarını paylaştığı hem de birçok pratik bilgiyi içeren yol çıkma rehberini sunduğu Bir Bilet Al, şüphesiz ki içinizdeki gitme aşkını tetikleyecek.Gizem'in tek bir amacı var:'Şu anda hayatımın en güzel beş haftasını elinizde tutuyorsunuz. Umarım size yola çıkacak cesareti verebilirim.'"Hayatınızın rutinine bir dur deyip, artık kalbinizin sesini dinlemeye karar verdiyseniz ve ihtiyacınız olan şey sadece cesaret ise, bu kitabı hemen okuyun derim.Bana Gerçeği Söyle Doktor / Richard BesserHer gün aspirin içsem, kalp krizini önleyebilir miyim?Günde 30 dakika spor yapsam sağlıklı bir insan olur muyum?Kolesterolüm yüksekse, kolesterol düşürücü ilaç mı kullanmalıyım?Aşırı tuz tüketmek, diyabete yol açar mı?Günde 8 bardak su içmeli miyim?Bulmaca çözmek, Alzheimer hastalığını engeller mi?Her gün bir multivitamin almam gerekiyor mu?Kemiklerimin güçlenmesi için kalsiyum kullanmalı mıyım?Sırt ağrısının en iyi ilacı dinlenmek midir?"ABD'de halk sağlığı alanında çalışan ve ABC News'in sağlık ve tıp editörü olan Dr. Richard Besser, sağlıkla ilgili sorularınıza kolay ve anlaşılır cevaplar veriyor.Bana Gerçeği Söyle Doktor'da yazar sağlığımızla ilgili kaygılarımızı anlıyor; okuru tıbbi terimlere boğmadan kolay ve etkili öneriler sunuyor...""Sağlıkla ilgili hassas ve kafa karıştırıcı sorularınızın çoğuna anlaşılması kolay cevaplar vereceğim. Amacım, daha uzun ve sağlıklı bir hayat sürmek için neler yapmanız gerektiğini keşfetmenize yardımcı olmak. Kitap boyunca, gerçeği kuru gürültüden ayırt etmeyi öğrenmeniz için araçlar sağlayacağım ve algının neden genellikle hakikatten farklı olduğunu açıklayacağım. Gerçeği söylemeyi kolay buluyorum çünkü sağlığa basit bir açıdan yaklaşıyorum. İyi olmak için gizli bir formül yok. Sağlık, bir doktorun size vereceği bir şey değildir, ilaç şişesinin içinde bulunmaz. Onu zamanla adım adım ele geçirirsiniz ve aynı şekilde de kaybedersiniz."O Adam Babamdı / Altay Öktem"'Daha önce hiç görmediğim babamla karşılaşınca, mecburen kendi hayatımla da yüzleşmek zorunda kaldım,' diyor Altay Öktem. Bu kitapta anlatılanlardan dolayı hepinizden özür diliyorum. Ama unutmayın: 'Haydar Bey'in hayatına giren insanlardan biri sizin anneniz, babanız, dedeniz ya da uzak bir akrabanız olabilir olabilir. Paniğe kapılmayın. Sakin olun ve ipuçlarını yakalamaya çalışın.'Hatay kasap ayaklanmasından bugün adını bile hatırlamadığımız sosyalist Esat Adil'e, Kızılcahamam Islahevi'nden Bakırköy Akıl Hastanesi'ne, Balya'nın Çınar sinemasından Karaağaç ormanlarına uzanan duygusal, bir o kadar da kanlı bir macera. Yolları hep kesişen, kesiştikçe yara alan insanlar... Hepsinin merkezinde de maalesef Haydar Bey var!'Haydar Bey size göre azılı bir katil ya da iflah olmaz bir sapık olabilir. Aslında o, gerçek bir beyefendi. O benim babam.'"Küçük Yazarın El Kitabı / Zümrüt Bıyıklıoğluİlköğretim çocukları için harika bir kitap!"Genç zihinlerin sınırsız bir hayal gücüne sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Peki, bu değerli hazineyi, aynı oranda üretkenliklerine yansıtamadıklarını ne kadar biliyorsunuz? Yaratıcı düşünmeyi öğrenmek, taze beyinlerin üretim potansiyellerini artırır. Ortaya çıkardıkları hikayeler de düşünsel gelişimin en önemli basamaklarındandır. Gençler, hayal dünyalarını aktarırken duydukları heyecanı yazarken de hissedebilmeleri için izleyecekleri yolları işte bu kitapta bulacaklar.Küçük Yazarın El Kitabı, hem okuma hem yazma sevdalısı Zümrüt Bıyıklıoğlu'nun bir süredir çocuklarla yürüttüğü yaratıcı yazarlık derslerinden yola çıkarak hazırladığı bir kılavuz. Terminoloji karmaşasına girmeden bir yandan çocukların anlayacağı bir dille kurmaca metin yazımı hakkında bilgiler sunuyor, bir yandan da karakter yaratmak, açılış cümlesi bulmak ve kurgu çeşitleri gibi başlıklarla çocukların, çok iyi bildiği filmler ve öykülerden örnekler veriyor.Küçük Yazarın El Kitabı, öykü yazım teknikleri konusunda çocuklar için; içerdiği güncel örnek ve alıştırmalarla da öğretmenler için alandaki büyük bir açığı kapatıyor."