31 Ekim 2014 Cuma

Bana Hiç Seni Seviyorum Demedin / Evrim Milaslı

***Not: Yazımı bu şarkı eşliğinde okumanız tavsiye edilir"Cevap veriyorum. Zamanla her şey geçer diyen akıllılara; Geçen tek şey zamandır, anlayan, anlatsın anlamayanlara..."Cemal SüreyaÖyle bir kitapla tanıştım ki...Nasıl anlatsam, ne yazsam sanki eksik kalacak...Bir gün Instagram'da gezinirken, Kitap Bağımlısı'nın tavsiyesini gördüm.Paylaştığı fotoğrafta yer alan kitabın ismi Bana Hiç Seni Seviyorum Demedin idi. Bu cümle zaten dikkatimi çekmeye yetmişti. Hemen sordum tabii. Kitap çıkalı bir yıl olmuştu ama ben ilk kez görüyordum.Onun sayesinde tanıştım Evrim Milaslı ve kitabıyla. Ertesi gün gidip kitabı aldım ve okumaya başladım.Önce kitabın konusundan bahsedeyim azıcık, sonra kitap hakkındaki düşüncelerimi yazayım...19 yaşında bir kız Merve. Ailesi, arkadaşları, iyi bir hayatı var. Ancak bir gün aldığı bir haber, tüm hayatını yeniden şekillendiriyor ve artık bir çok şeyi kenara koyup, hayatının merkezine babasını alıyor.Daha fazla detay vermek istemiyorum çünkü elimden gelse bu kitabı herkesin okumasını sağlarım.Kitap okuyan bilir. Okuduğunuz her kitap sizi alır başka diyarlara götürür. Kimi zaman kendinizi bulursunuz kitapta, kimi zaman da bir yakınınızı... Hatta çoğunlukla kitabın baş karakteri ile kendinizi kıyaslar, benzer ya da farklı yönlerinizi tartarsınız...Bu kitap bende öyle hisler uyandırdı ki, şimdiye dek okuduğum kitaplardan ancak bir iki tanesinde hissetmişimdir aynı şeyleri. Sanki kitabı açtığımda sihirli bir dünyaya giriyordum, beni çocuklar gibi mutlu eden, içimi ısıtan, kimi zaman da hüzünlendiren, ağlatan, ancak her şeye rağmen kopmak istemediğim bir dünyaya...Kitabı hem her an her dakika okumak istiyordum, hem de bitmesin diye okumak istemiyordum. Öyle bir enerji verdi ki bana bu kitap, elimden gelse her an her yere yanımda taşırım.Kitabın anlatımı çok sade. Ama sade olduğu kadar da akıcı. Sanki bir günlük okuyormuşsunuz gibi. Sanki en yakın arkadaşınızı dinliyormuşsunuz gibi.Arka kapak yazısı da şöyle:"Sanki bir film izliyor gibiydim. Kollarım ve başım vücuduma ağır geliyordu. Ayaklarım kendiliğinden, benden habersiz ilerliyordu. Kim nereye götürürse oraya gidiyordum. Saat kaçtı, hangi gündeydik hiç farkında değildim. Bu haldeyken ilaç vermeye çalışan bir yakınımızı reddetmiş olmama kendim de şaşırmıştım. Zaten bitkisel hayattaydım, her şeyden daha da kopmak istemiyordum. Acımı dibine kadar yaşamam lazımdı. Bu benim ödediğim bedeldi.""...Artık bir son vermemiz gerektiğini düşünüp yavaş yavaş durdurduğumuzda burnumu boynuna dayayıp kokusuna içime çekerek bir beş dakika da öylece kaldım. Çok tanıdık, bebek gibi, pudralı kokusuyla kendimden geçmiştim. Sanki yıllardır sevgiliymişiz, o uzak bir yerlere gitmiş de yeni gelmiş gibi bir özlem içerisindeyim. Ama bir anda beynimde bir şimşek çaktı ve hemen kalkıp yanına oturdum."Bir sabah uyandığında hayatının asla eskisi gibi olamayacağını anlayan 19 yaşındaki Merve'nin gözüyle dünyasındaki bütün renklerin kimi zaman ölüme, kimi zaman bir aşka dönüşmesinin hikayesi.Beni gerçekten çok etkileyen bir kitap okudum, okumanızı tavsiye ederim demek az gelecek, elimden gelse herkesin okumasını sağlarım.

30 Ekim 2014 Perşembe

Cumhuriyetimizin 91. Yılı Kutlu Olsun!

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!Mustafa Kemal Atatürk20 Ekim 1927

29 Ekim 2014 Çarşamba

Hayal Kız / Leyla Ruhan Okyay (Günışığı Kitaplığı)

Ödüllü öykücü Leyla Ruhan Okyay ilk kez küçükler için yazdı!Küçüklüğün sınırsız dünyasında hayal oyunları...Gençler için yazdığı Leylek Havada romanıyla Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD) 2012 Yılın En İyi Gençlik Romanı ödülüne değer görülen Leyla Ruhan Okyay, bu kez küçük okurlara hayal oyunlarıyla renklenen bir öykü sunuyor. Çocukların sınırsız hayal gücünü gözler önüne seren kitap, özellikle okumayı yaratıcı yollarla öğrenme sürecini, bir çocuğun iç sesiyle anlatıyor. Öykü; hayatı hayaller ve oyunlarla keşfeden çocukların, yetişkine çılgınca gelen düşüncelerini sıra dışı, komik sahnelerle ve diyaloglarla aktarırken, Özge Ekmekçioğlu'nun öykü kadar naif çizgileriyle dş gücünü kışkırtıyor. Okumayı yeni öğrenen çocuklar ile çocuklarla öğrenme ve keşfetme süreçlerini paylaşan yetişkinler için birlikte okuma şansı sunan özel bir kitap.Mavi, hayallerinde sınır tanımayan bir çocuktur. Ona göre, sütannesinin içinde bir süt denizi vardır, doğmamış kardeşinin orada canı sıkılıyordur... Neden olmasın? Okumayı öğrenebilmesi için annesinin yarattığı oyunlar da Mavi'nin hayal gücünü harekete geçirmektedir. Okulla birlikte genişleyen yaşamına, ailenin sürprizi de eklenince Mavi'nin yaşamında heyecanlı günler başlar...Leyla Ruhan Okyay, 1952'de Kırklareli, Alpullu'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu. Aynı fakültede Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Enstitüsü'nde kent koruma projelerinde çalıştı; yüksek lisans eğitimini de aynı konuda tamamladı. İlk öykü kitabı Gölgesi Güz'ü (2000), Geyikli Orman (2003) ve Çilesine Aşık (2010) izledi. Yalın diliyle dikkati çeken Okyay, çok sayıda seçkiye katıldı. 2006 yılında, Almanca'ya çevrilen Türk edebiyatından öykücüler antolojisinde yer aldı. İstanbul'un semt tarihleri kapsamında, Yeşilköy: Bizim Köyden Trenler Geçer (2012) adlı kitapta çocukluk anılarını anlattı. Okyay'ın, Günışığı Kitaplığı'nın "Köprü Kitaplar" dizisi için yazdığı romanı Leylek Havada (2012), Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD) tarafından 2012 Yılın En İyi Gençlik Romanı seçildi.Son kitabı, çocuklar için yazdığı Hayal Kız (2014).

Video: Yeni Kırtasiye Çantam

Daha önce Instagram'da paylaştığım ve Ebay'den aldığım bu çantayı nasıl organize ettiğimi anlatıyorum bu videomda. Özellikle Instagram'da #planneraddict etiketi altında farklı kişilerin kullanım şekillerini görebilirsiniz;)Çantayı almış olduğum adres: http://www.ebay.com/itm/-/261583858621?roken=cUgayN&soutkn=rOz4vF

27 Ekim 2014 Pazartesi

Son Okuduğum: A Little Something Different - Sandy Hall

A Little Something Different Ağustos ayında çıkmış yeni bir young adult - genç yetişkin türünde bir kitap. Benim bu kitabı keşfetmem tamamen tesadüf. Young adult - genç yetişkin türünde kitapları okumaya geri dönüş yaptığımı yazdığım bu yazımda aslında bahsi geçmişti ve kitabı bitireli epey zaman olmasına rağmen ancak hakkında yazabilecek vakti buldum. O yazıyı yazmadan önce Goodreads'te yine kitap avına çıkmıştım (zaman zaman yapıyorum yeni kitapları keşfetmek için, epey keyifli oluyor;) ) ve konusunu okuyup beğendiğim kitaplardan biri de bu olmuştu. Sonra seçtiğim kitapları tablete yükledim ve bu kitapla okumaya başladım. Sonuç olarak bu türde kitap okumaya dönmek için en uygun kitabı seçtiğimi anladım çünkü çok büyük bir keyifle okudum bu kitabı. 

Bu kitap için oldukça orjinal bir kapak seçimi olmuş; hikayeyle birebir özdeşleşen, çok sevimli bir kapak. Her zaman dediğim gibi illüstrasyonlu kitap kapakları hep en güzel seçim oluyor ;) 

Kitap 14 farklı bakış açısıyla anlatılan romantik bir hikaye. Gabe ve Lea'yı birbirine yakıştıran herkesin gözünden bu hikayeyi okumak oldukça keyifli ve bir o kadar da farklı. Özellikle anlatıcılar içinde 2 tanesi öyle farklı ki gülmekten kendinizi alamıyorsunuz =D Farklı bakış açıları, sevimli, sıcak ve kolay okunan oldukça rahatlatıcı bir hikaye. Okurken bir süre sonra siz de bu iki gencin bir araya gelmesini sabırsızlıkla bekler oluyorsunuz =) 

Ben böyle sıcak, romantik hikayeleri seviyorum. Oldukça hafif ve sevimli bir kurgu olması beni kendine çekti. Tabii ki sonu tahmin edilebilir bir roman ama okuma süreci oldukça keyifliydi. Bu tarz hikayeler seviyorsanız tavsiye edebilirim.

A Little Something Different'ın şu an Türkçesi yok sanırım ve çevrilir mi bilemiyorum, ben ekitap formatında İngilizce okudum.

Bu kitaptan sonra şu an ülkemizde de raflarda pek sık görebileceğiniz Geek Kız'ın İngilizcesini okumaya başladım tablette. Geek Kız (yazar: Holly Smale) A Little Something Different kadar eğlenceli olmasa da okuyorum, bakalım bitirebilecek miyim; çünkü yazar olayları epey ağırdan alıyor =)

20 Ekim 2014 Pazartesi

Cumartesi: Mim'lendim =)

Çok sevdiğim, yazılarını, fotoğraflarını takip etmekten büyük keyif aldığım sevgili Kontes beni mimlemiş. Ben pek Mim yazısı yazmam, hatta daha önce yazmış mıydım hatırlamıyorum ama sevgili Kontes mimleyince ve onun güzel yazısını da okuyunca dayanamadım =) Bu arada Instagram'da da sevgili Biblio beni mimlemişti, onu da mutlaka yapacağım, biraz üşengeçlikten bir türlü fotoğraf çekip yazamadım ;)Şimdi sorulara geçelim =)1- Çok kitaptan oluşan seriler mi ya da tek kitaplar mı?İkiside. Tek kitapların gönlümde yeri ayrıdır ama seri kitapları okumak da benim bir diğer çok sevdiğim aktivite olan dizi izlemeye benzediğinden =D serileri okumayı, takip etmeyi çok seviyorum. Yalnız yeni serilerde uzun süre beklemek bazen serilerden soğumama neden oluyor çünk konuyu unutabiliyor, ilk zamanki heyecanı da unutup yeni kitabı almayı erteleyebiliyorum maalesef=/2- Sadece kadın yazarları mı yoksa erkek yazarları mı okumak?Tabii ki ikisi de =) Yalnız bazen türe göre ayrım yapılabilir, mesela çik-lit okuyacaksam pek tabii kadın yazarları tercih ederim.3- Kitapçıya gidip kitap almak mı, internet üzerinden kitap almak mı?Kesinlikle kitapçıya gidip kitap almak, hatta yerel olanları çok daha fazla tercih ederim. Yerel alışverişe önem veren biriyi, mecbur kalmadıkça büyük kapitalist şirketlerden uzak kalmaya çalışıyorum ama tabii ne mümkün =/ Yalnız indirmli olsun diye interneti de tercih etmiyorum eğer aynısı yerel bir kitapçıda varsa onlar da güzel indirimler yapıyorlar ;)4- Film olan kitapları mı dizi olan kitapları mı?Hımm güzel soru =) Film ve dizi izlemeye bayılıyorum, hatta dizi izlemeye çok bayılıyorum =D Aslında kitapların dizi ya da film olmasını çok fazla sevmesem de ikisini de izleyebilirim eğer sevdiğim bir kitapsa ;) Mesela Pretty Little Liars ya da Harry Potter gibi ;)5- Günde 5 sayfa okumak mı yoksa haftada 5 kitap mı?İkisi de güzel bence =) Haftada 5 kitap okuyabilmek şahane olurdu ama zor oluyor iş güç olunca =/ O nedenle günde en az 5 sayfa diyelim =)6- Profesyonel bir yazar olmak ya da profesyonel bir yorumcu olmak?Bu da tam benlikmiş =) Çünkü ikisini de isterim =) Zaten mesleki olarak da istiyorum bütün bunları yapabilmeyi ama gerçek hayat zorluyor; yoksa dil edebiyat mezunu olarak ikisi de çok istediğim şeyler ;)7- En sevdiğiniz 20 kitabı tekrar tekrar okumak mı yoksa her gün daha önce okumadığınız yeni bir kitabı okumak mı?Yeni bir kitap okumak. Ne yazık ki ben tekrar tekrar kitap okumayı pek sevmiyorum =)8- Kütüphanede çalışmak mı kitap satıcısı olmak mı?Zor soru. Kütüphanede çalışmak çok keyifli olurdu ama sanırım ben tercihimi kitap satıcısından kullanacağım. Kendi kitabevim olsun aynı Mesajınız Var filmindeki gibi ;)9- Favori türünüzden kitaplar okumak mı yoksa favori türünüz hariç diğer her türden kitaplar okumak mı?Ben birçok türde kitap okumayı seviyorum ama belli başlı tek bir tane tür değil de birkaç sevdiğim türde sıklıkla okumayı seviyorum =)10 - Sadece fiziksel kitap kopyalarını okumak mı yoksa sadece e-kitap okumak mı?Bu tam şu sıralar bana sorulacak bir soru =) Çünkü yakın zamanda Kindle almayı düşünüyorum. Fiziksel kitapları çok çok seviyorum ama e-kitap okumak da çok keyifli, özellikle bol bol İngilizce kitap okuyabiliyorum =)Çok eğlenceli oldu bu, tekrar teşekkürler sevgili Kontes <3Şimdi gelelim mimlemeye! Çok sevdiğim bir başka harika blogger Sycorox'u mimliyorum, eğer isterse yazmak, eminim büyük bir keyifle okuruz yazısını ;)Ve son olarak buraya kadar okuyan sevgili kitap severler, eğer sizde blogunuzda ya da burada yorum olarak yazmak isterseniz, yazdıklarınızı severek okuruz;)

17 Ekim 2014 Cuma

Peri Efsa / Sevgi Saygı (On8 Kitap)

Peri Efsa Sevgi SaygıGeçmişin "gerçek" leri, bugünün yalanları ve bir eve hapsolmuş aile sırları... O evde artık hiç kimse güvende değildi!"Küçük Perim," demişti Cemile... Daha önce hiç konuşmadığı bir tarzda konuşuyordu küçük kızla. "Sen henüz kim olduğunu bilmiyorsun. Dikkatli ol bebeğim. Sen bu dünya bahçesinin büyülü çiçeğisin. Ama sana ayrıkotu gibi bakacaklar... Büyümene izin vermezler. Çok, çok dikkatli ol. Konuşma. Sakın konuşma. Anlatma!" O gün konuşmadı Peri Efsa. Ama her çocuk gibi, unuttu.II. Dünya Savaşı sırasında İstanbul'da bir köşk. Hitler'in 53. yaş gününde doğan iki bebek, Sermet ve Peri Efsa. Birbirine tutkuyla bağlı, ama birbirinen Ay ve Güneş kadar farklı. Sevilen çocuk Sermet, korkulan çok Peri Efsa. Peri Efsa'nın şaşırtan, etkileyen ve korkutan yetenekleri, gizli tutulan suçların ve acıların gölgede kalmasına izin vermiyor. Özellikle de dış işlerinde çalışan babaları Mümtaz Türkmenoğlu için, Peri Efsa büyük bir tehlike.Türkiye yeni kuruluşun sancılarını yaşar, yakın tarihimizin çalkantılı dönemleri birbirini izler, içeride ve dışarıda yapılan büyük hesaplar küçük insanların evlerine sızarken, Efdal Refik ve ailesinin başı, onları karanlık sırlarıyla yüzleştirecek bir "mucize" ile dertte! Polisiye kurguyu fantastiğin sınırlarında dolaştıran yazar Sevgi Saygı'dan bir ailenin trajedi ve sırlarla dolu öyküsü.

16 Ekim 2014 Perşembe

Günlük Ritüeller Büyük Eserlerin Yaratıcıları Nasıl Çalışır / Mason Currey

Bu tarz kitapları hep severim. Yazarların, müzisyenlerin, ressamların, bilim adamlarının hayatlarından kesitler, yaptıkları ilginç şeyler, alışkanlıkları...Kolektif Kitap'ın çıkardığı Günlük Ritüeller kitabı da bunlardan biri.Yaklaşık 150 sanatçının bir gününü anlatan, ilginç alışkanlıklarından bahseden bir kitap.Kitapta Simone de Beavuoir, Voltaire, Jane Austen, Sigmund Freud, Haruki Murakami,Woody Allen, Johann Wolfgang von Goethe, Vincent van Gogh, Isaac Asimov gibi tanıdığımız isimlerin yanında, Morton Feldman, Joan Miro, Igor Stravinski, John Milton, Edmund Wilson, Twyla Tharp gibi bilmediğimiz ( ya da benim bilmediğim) kişiler de var.Bir seferde üç saatten fazla uyuyamayan yönetmen, yatakta çalışmayı seven yazar, çalışma masasının çekmecesinde çürük elmalar bulunduran yazar ve daha niceleri... Çok sıradan yaşayanlar da varmış, ilginç alışkanlıkları olanlar da. Ama kitapta yer alan ustalardan öğrendiğim en önemli şey, hemen hemen hepsinin sabah erken kalkıp çalışmaya başlamaları. Geceleri de çalışanlar var ama azınlıkta. Ve maalesef bir çoğu da bu yoğun tempoya ayak uydurabilmek için ilaç kullanmış.Kitabın arka kapak yazısı şöyle:"Günlük alışkanlıklarınızın yaratıcı süreç üzerindeki etkisini hiç merak ettiniz mi? Bir rutin belirleyip ona sadık mı kalmalı, yoksa hayatı akışına mı bırakmalı...Karar vermeden önce bu kitaba mutlaka bir göz atmalısınız.Hayran olduğumuz büyük fikir ve eserlerin yaratıcıları gündelik hayatlarında ne yapıyorlardı? Sıradan insanlar olmaktan çıkıp tarihin sayfalarında kendilerine yer edilmelerini sağlayan o büyük eserler hangi gündelik rutinlerin sonucunda doğmuştu?Bu kitapla Mozart'tan Çaykovski'ye, Kant'tan Flannery O'Connor'a, Picasso'dan Vincent van Gogh'a, Albert Einstein'dan Nikola Tesla'ya, Agatha Christie'den Isaac Asimov'a, tarihin akışına yön veren pek çok insanın gündelik hayatına kısaca göz atabilecek, onların deneyimlediği yaratım sürecini inceleme fırsatı yakalayacaksınız."Büyük eserlerin yaratıcılarının nasıl insanlar olduğunu merak ediyor, acaba ben de onlar gibi olabilir miyim diye düşünüyorsanız, okuyun derim :)

15 Ekim 2014 Çarşamba

Devin Şarkısı / Raife Polat (Günışığı Kitaplığı)

Devin ŞarkısıRaife PolatRaife Polat'tan müzikle dopdolu bir ilk roman!Bir dev, rock yıldızı olursa...Müzik ve edebiyat yazılarıyla sevilen doğa gönüllüsü Raife Polat, bu ilk çocuk romanında, müziğin ve arkadaşlığın gücünü, doğa ile kent yaşamının farklılıklarını esprili bir dille ve birbirinden ilginç karakterlerle anlatıyor. Sürprizlerle dolu roman, yaz tatillerini bir ormanın yakınındaki ağaç evde geçiren üç arkadaşın, bir dev çiftle tanışmasıyla atıldıkları macerayı anlatıyor. Sıra dışı karakterlerle beklenmedik bir atmosfer yaratmayı başaran yazar, şöhret, özel yaşam, aile bağları, dostluk gibi kavramlarla ilgili düşündürürken, telif haklarından internet yayıncılığına kadar birçok güncel konuya değiniyor. Kitap, genç sanatçı Sadi Güran'ın özgün desenleriyle renkleniyor. Eğlenmek, hayaller kurmak, birlikte yaratmak için çocuklar kadar yetişkinlerin de seveceği kitabın müzik albümünün hazırlıkları sürüyor.Gitar çalan Enzo ve arkadaşları Neli ile Kaya, yakındaki ormanda yaşayan dev bir çiftle tanışırlar. Enzo rüyasında duyduğu büyüleyici ezginin den İgıl'a ait olduğunun öğrenince, onun yeteneğini internette paylaşmak ister. Ancak işler karışmaya başlar. Bir devi gizlemek, düşündüklerinden de zordur. Üstelik İgıl, müzik dünyasının baş döndüren ışıltısına kapılmak üzeredir...Raife Polat, 1969'da İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Radyo Televizyon Bölümü'nden mezun oldu. Kültür sanat alanında gazetecilik ve radyo programcılığı yaptı. Çocukları için çeşitli konularda atölyeler gerçekleştirdi, yayınlar hazırladı. Uzun yıllardan bu yana ÇEKÜL Vakfı'ndaki çalışmalarını sürdürüyor; çevre ve koruma projelerinde aktif yer alıyor. İlk çocuk romanı Devin Şarkısı (2014) için oyuncu, müzisyen Teoman Kumbaracıbaşı ile çocuk şarkıları albümü hazırlıyor. Polat, eşi, oğlu ve kedisiyle birlikte İstanbul'da yaşıyor.

14 Ekim 2014 Salı

Esrarengiz Bahçe + Herkes İçin Boyama Kitabı (Mavi Kitap)

Esrarengiz Bahçe ve Herkes İçin Boyama Kitabı adından da belli olduğu üzere boyama kitapları =) Ben resim yapmayı, boyamayı çok severim ve Esrarengiz Bahçe ilk gördüğümden beri istediğim bir kitaptı. Ancak geçen hafta Instagram'da @bibliograf ve @murekkepfaresi'nin fotoğraflarını görünce bu kitapları aldım diyebilirim =) Kısacası onların güzel fotoğrafları vesile oldu; çok da iyi oldu aldığımdan beri elimden bırakamıyorum, gerçekten çok keyifli. 

Hatta bu hafta sonu güzel papatyalarımla beraber boyamaya devam ettim. Esrarengiz Bahçe'de bir boyamaya başladınız mı hemen bitirmek mümkün değil, ancak çok uzun zaman harcamanız lazım ki başlar başlamaz bitsin. Benim acelem olmadığından ve zamana yayarak devam etmeyi sevdiğimden belli aralıklarla boyamaya devam ediyorum. İşin en güzel yanı bolca detay olması ve böylelikle bu kitap daha uzun süre benimle birlikte olacak demek =)Geçenlerde Resim Sevinci programına denk gelmek de pek keyifli oldu, beraber resim yaptık =)Siz sever misiniz resim yapmayı, boyama yapmayı ?Herkese iyi haftalar!

11 Ekim 2014 Cumartesi

Cadılar Bayramı / Halloween Kitap Tavsiyelerim ^o^

Cadılar Bayramı / Halloween yaklaşırken ben de bu özel gecede okuyabileceğiniz birakç kitap tavsiye edeyim dedim ^o^

Kitaplığıma şöyle bir baktığımda aslında tam bu temaya uygun epey bir kitap tavsiye edebileceğimi gördüm ki sürpriz olmadı =D Benim gibi fantastik türde okumayı seven herkesin kitaplığı benzer durumdadır eminim ;)

Bu nedenle kitaplığımdan en sevdiğim yazar olan Neil Gaiman'ın okuduğum birkaç kitabını sizlere önermeyi düşündüm. Zaten Neil Gaiman'ı çok seviyorum dediğimde benden yazarın kitaplarından tavsiyelerde bulunmamı isteyenler oluyordu bu sayede onlara da bir cevap vermiş olayım;)

Herhangi bir sıralama olmaksızın;

1. Coraline: Çocuk kitabı kategorisinde yer alsa da Neil Gaiman'ın birçok kitabı için geçerli olan durum bu kitap için de geçerli; yani her yaşa uygun harika bir hikaye =) Coraline küçük bir kız çocuğunun başından geçen esrarengiz, ürpertici üstelik de ailesiyle ilgili kimi zaman korkutan kimi zaman Neil Gaiman'ın espirili diliyle gülümseten olayları anlatıyor.

2. YokYer: Bazen Neil Gaiman'ın hangi kitabını diğerlerinden daha çok seviyorum diye düşünüyorum; sonra bu sorunun cevabını bulamıyorum ama yine de YokYer sanırım en en sevdiklerim arasında =D Sahip olduğunuz hayatın birden size ait olmadığını farketmek, kimliğinizi yeniden kazanmaya çalışmak ne kadar korkutucu, ne kadar heyecan verici? ;)

3. Anansi Çocukları: Bu kitaplar arasında bitirmediğim bir tek bu kitap var; nedeni de yakın zamanlarda okumaya başlamış olmam. Yazarın Amerikan Tanrıları kitabıyla bağlantılı, oldukça keyifli ve yine Neil Gaiman'ın çok sevdiği bir anlatım yöntemi olan mitlerle bezenmiş harika bir hikaye. ( Örümcekler!;) )

4. Mezarlık Kitabı: yine çocuk kitapları kategorisinde ama kesinlikle her yaşa uygun, çok ama çok keyifli bir hikaye. Korkutuculuk yanı zayıf, kurgusu güçlü 'minik' bir "hayalet" hikayesi ;))

5. Yolun Sonundaki Okyanus: Yazarın yeni diyebileceğimiz kitaplarından biri; çok büyülü bir hikaye; rüya gibi, içinde kendinizi kaybedeceğiniz, düşündürücü bir hikaye.

6. Kıyamet Gösterisi: İşte bu sefer yazara Terry Pratchett eşlik ediyor ve kitap bitince diyorsunuz ki bu adamlar neden, NEDEN daha çok kitabı beraber yazmamış =D Muhteşem bir kurgu, olağanüstü bir kıyamet senaryosu, eğlenceli, çarpıcı, senelere varan yazı döneminin eşi benzeri olmayan kurgusu. Evet, bu kitaba bayılıyorum, ama her övgüyü hakediyor ;)

Neil Gaiman önerilerim bu Cadılar Bayramı / Halloween için bu kadar =D (Devamı elbet gelecektir!) 

Herkese bol şekerli, esrarengiz, ama eğlenceli bir Cadılar Bayramı / Halloween dilerim! =D

Not: Kitap okumayacaklara (!) tavsiyeler;

1. Buffy The Vampire Slayer + Angel dizilerinin bütün bölümleri bir gecede (imkansız!) izlenebilir =D

2. Anime severler gelmiş geçmiş en harika animelerden biri olan Death Note'u izleyebilirler;) (Muhtemelen izlemişsinizdir ama hala izlemediyseniz 1sn bile beklemeyin!)

3. Film severler için ilk önerim şüphesiz en sevdiğim vampir filmlerinden biri olan Interview with the Vampire: The Vampire Chronicles (1994). Kitabını da okuyabilirsiniz ama filmi oldukça güzeldir.

4. Diğer bir film tavsiyem ise unutulmaz başyapıtlardan biri olan Tim Burton klasiği Beetlejuice!

5. Ve son olarak pek tabii günün en özel yapımı It's the Great Pumpkin, Charlie Brown (1966); tam bir klasik!

10 Ekim 2014 Cuma

Öneri: Writing Notebooks

Defterleri, yazmayı, çizmeyi ve hatta çalışmayı (ders&iş) seviyor musunuz?=D İşte o zaman bu yazım tam size göre =)Bildiğiniz gibi ben defterleri, kalemleri, yazıp çizmeyi pek seviyorum. En çok gelen sorulardan biri de "bu defterleri nasıl kullanıyorsun & ne yazıyorsun?" sorusu. Öğrencilik hayatımda, boş zamanlarımda, iş yaşamımda her zaman defterlere, özenli ve güzel yazmaya, kalemlere merakım oldu. Hatta ne zaman internette bir blogda ya da farklı sosyal paylaşım sitelerinde böyle benim gibi bir meraka sahip insanları keşfetsem hemen takip etmeye başlarım. Özellikle fotoğraflar benim için çok önemli; çünkü bütün bunlar bana "ilham" veriyor, beni mutlu ediyor =)İşte bugün de sizlerle bir süre önce keşfettiğim harika bir tumblr adresini paylaşacağım: http://writingnotebooks.tumblr.com/Writing in Notebooks'un sahibi Tumblr'ın felsefesine uygun olarak internette bulduğu resimleri paylaşıyor. Resimler pek tabii tek bir konuya odaklı "yazmak". Günlükler, ders defterleri, çalışma ortamları, farklı materyaller... ve daha bir sürü bu konuda ilham verici fotoğraf mevcut bu adreste. Ayrıca bütün bu fotoğrafların yanı sıra farklı fikirler, çeşitli yazma konuları...vb. yazılar da yer alıyor sitede.Ben bu siteyi oldukça seviyorum ve fotoğraflara bakmaktan, yazıları okumaktan epey keyif alıyorum. Eğer siz de yazmayı, çizmeyi seviyorsanız eminim hoşunuza gidecektir bu Tumblr adresi ;)

7 Ekim 2014 Salı

London + Puzzle + Çay + Sabit Fikir

Geçenlerde yine bir D&R ziyaretimde defter raflarına yine hiç ihtiyacım olmadığı halde bakarken =D bu güzel defteri gördüm ve hemen aldım pek tabii =)) Öncelikle çok alakasız bir rafta yalnızca bir adet duruyordu, aradım taradım bulamadım; ne bu defterin aynısını ne de farklı kapaklısını. Daha önce bu UMUR MY NOTE defterlerden almıştım ama ne bu defteri, ne bu boyutta olanını ne de bu defterin kağıtına benzer bir eşini daha görmemiştim. Bu arada kağıdı özellikle yazmak istedim çünkü gerçekten çok hoş bir kağıt; üzerinde bilgi yok ama yanlış olmasın ivory'e çok yakın bir renk (tam olarak öyle mi emin olamadım) ki böyle kağıtlı defterleri pek severim. Kısacası kapağın şahaneliğinin yanı sıra defter boyutuyla, kağıdıyla kısacası herşeyiyle çok güzel. Daha sonra terel bir kırtasiyeden bu defterin benzerlerine bakacağım belki London temalı başka kapaklar da vardır =DBir sonbahar akşamı gerekli malzemeler =D Kitabı çok önce okudum bitti; zaten bir Betsy kitabı ne kadar elimde sürünebilir ki, hemen okurum =D Yenilerini de Artemis bassa çok sevineceğim, bu seriye bayılıyorum. Çorap delisi bir insan olduğum için Sonbahar'la başlayan çorap sezonuna ba-yı-lı-yo-ruuumm!! Bu unicornlularla açılışı yaptım bu sene =D Bir de şu puzzle var ya puzzle yapmaya başlamak için çok yanlış bir seçimmiş =(( Çok renkli ve çook minik parçalara sahip, inanılmaz zor (işte burada ağlıyorum) cidden bu minik kutulardaki puzzlelardan bir daha asla almam =(Vee Sonbahar akşamlarının vazgeçilmezi sıcak içecekler. Sonbahar'ı ne kadar çooook seviyorum ben yahu! Sanırım benim gibi evcimen kişiler için Sonbahar ve Kış bambaşka mevsimler =) Favori sıcak içeceğim ise pek tabii siyah çay! =D Yıllarca denedim, çok özendim ama bitki&meyve çaylarını hiç sevemedim, kahve ise nadiren çok canım çektiğinde ama siyah çay; sabah kahvaltıda, öğle yemeğinden sonra ve akşam evde dinlenirken mutlaka içmeliyim! (Aradakileri saymıyorum =D)Bir de Sabit Fikir'i çok sevdiğimi size söylemiştim, değil mi? ;))

4 Ekim 2014 Cumartesi

YA Okumaya Geri Dönüş ^o^

Sizi bilmem ama ben dönem dönem farklı türlerde kitap okumayı seviyorum. Bir bakarsınız klasikler, bir bakarsınızdaha hafif çik-lit dediğimiz türde romanlar ya da daha farklı yazınlar. Aslında temelde kesinlikle okumam dediğim ve kendime göre dönüp dolaşıp çok severek okuduğum belirli türler var. Çeşitliliği seviyorum sanırım =)

Sanırım uzun süredir genç yetişkin türünde romanlar okumadım. YA - Young Adult ya da genç yetişkin türü adı üstünde belirli bir yaş kitlesine hitap eden ve kendi içinde de farklı türler barındıran okuması kolay ve keyifli bir tür. Ben blog yazmaya ilk başladığım dönemlerde daha fazla okuyordum sanırım. Ülkemizde de birçok yayınevi popüler genç yetişkin kitaplarını yayımlıyorlar ve bu gerçekten çok güzel. Gençler bu kitaplara bayılıyorlar; özellikle bu türde seri kitapların çok oluşu gençlerin kendi aralarında fan grupları oluşturmasına, kitaplar hakkında sohbet etmesine ve bu sayede sosyalleşmesinde de neden oluyor. Okuma oranını artırması da bir gerçek ki ben insanların dilediğince istediği yazını okumasından büyük bir mutluluk duyduğumdan gençlere okuma alışkanlığı kazandıran bu türü de seviyorum.

Peki gençler okur da biz okumaz mıyız =D Okuruz pek tabii; tür ne olursa olsun, ister çocuk, ister genç kitabı olsun farketmez, ilgimi çeken her kitabı okurum =) En güzeli de bu değil mi? ;)

Şu sıralar tabletten kitap okuyorum, pek de seviyorum. Okunacaklar listemi aşağıdaki fotoğraflarda görebilirsiniz (biraz karanlık olsa da ;) ) 

Bu listeden öyle eğlenceli bir kitap okuyorum ki şu sıralar nasıl eğlenceli olduğunu pek yakında kitabı bitirince sizlerle paylaşacağım ;)

1 Ekim 2014 Çarşamba

Pinterest'ten: Minyatür Kitap Yapımı (DIY)

Orijinal link: http://www.pinterest.com/pin/13229392631028795/Pazartesi'ye ve yeni bir haftaya böyle güzel bir DIY projesiyle başlamak istedim. Ben bu minyatür kitaba bayıldım! En kısa zamanda kendim de denemek ve böyle sevimli kitaplar yapmak niyetindeyim =)Herkese iyi haftalar!